You are currently browsing the monthly archive for Şubat, 2007.
Zaman aynasına birlikte düşer güneş ve ayın gölgesi
Hüznümüz ve neşemiz aynı dalda açar iki çiçek gibi
1
RÜYÂ GİBİ ZAMANLAR
Dağlar duman duman, başındaki sisleri
Ömrümün anılarla bezenmiş geçmiş günleri
Yıldırım gibi bir atlı iner yamaçtan
Peşine takmış taşıyor sayısız çiçekleri
Güneş merhaba yüklü yolculuğuna çıkmadan
O yolculukta sen varsın sımsıcak
Gözlerin düşmüş kare kare en aydınlık resimlere
Papatya diye açmış, mor karanfile kokun sinmiş
Vakti gelince sırasıyla değişen mevsimlere
Sabahın çalar saatleri nice kuşlarla birlikte
Rüyâ gibi zamanlar önümde uzanıyor
Hangi yaprağı çevirsem sanki canlanmış resmin
Yüzüme gülümsüyor, saçlarımı okşuyor
Değirmen misali döndükçe gün şeritleri
Görüyorum ellerimde meleğimin elleri
19 Şubat 2007
Oyhan Hasan BILDIRKİ
2
BİR HANÇER KALBİMDE
Gene bayram, ofis kapalı,
Hava kapalı, içim kapalı…
Ekranım günlerdir tıklanmadı.
Sahte gülüşlerle zoraki gülücüklerle mutlu görüntüsünü verirken şırıl şırıl kan akıyor kalbimden… Bilmem kaplara sığar mı birisi akan kanı toplasa?..
Tanımadan demiyorum hatırlamadan…
Ölü bir bellekle ne kolaymış şimdiki rolümü oynamak?
Ama şimdi, şimdi tek işim var belleğimde.
Tek tanıdığım, mutlululuğum gel gül, gel selam ver, ha desen yeter…
Islık çalan rüzgârdan, durup durup atıştıran kardan dondum, içime, iliğime kadar.
Bir de sen yoksun ya…
Dakikalar gün kadar uzun. Ya günler? Bir asır gibi yıl da değil…
Ağlasam göz yaşlarımı gören yok! Teselliye böylesine muhtaç, kahve fallarının tutmadığı, olmaz olmaz günlerde bağırasım geliyor adını doya doya.
Sana nasıl da alışmışım, anlatamam.
Bana içtiğim sudan yakın, tenimi ıslatan yağmurdan da üstün bir dokunuşun var senin!
Sen olmayınca ağlayasım geliyor. Acaba demiyorum var mı gönlünde bir parça kaygı?
Biliyorum sen de alıştın ve döneceksin ama beklemek zorun zoruymuş meğer!
Acaba demiyorum, döneceğini biliyorum. Şaşırtmayacaksın beni dönersen.
“Şey ben şöyle düşündüm. Bu yaptığımız doğru değil. Düşündüm, taşındım ve sana ebediyen veda ediyorum!”
Çünkü biliyorum senin de sabırlı olduğunu ama sızım sızım kalbinin kanadığını biliyorum. Yıllar geçiyor, saçlarımızdaki beyazlar sayılmaya başladı.
Ne çıkar?
Bu bizimkisi, bu bizimkisi var ya bir ipek kadar hassas, bir urgandan kuvvetli, kural, kanun, töre tanımayan bir bağlılık…
Dönünce sen de anlayacaksın.
Ben unutulmazım, unutulanlardan olsaydım… Şimdiye dek olmuştu olan…
Yazmazdın, aramazdın, hele hele dualara başlamazdın…
Bu da bir test inan, göreceksin aradaki bağı daha da kalın, kopmaz bulunca sen de şaşmayacaksın. Çünkü sen gecem, gündüzüm, dakikam, gözyaşım, gülücük nedenim, ömrüm oldun.
Ben açığı inanmam kadere, gel gör anlamıyorum bahtımı.
Muhtaç olduğunu anlatamamak yanı başındakine, paylaşamamak o mutluluğu, okuduğun her şiirde en ağır cezaymış meğer.
Tanrı’m, beni yaşatacaksan mutlu yaşat! Mutluluğumun nedenini bağışla!
Huzurun özünü ver.
O yazsa, ben okusam; ben yazsam, o okusa.
Gözlerim kapandı, yaş yok, kurumuş ama bir hançer kalbimde…
Hep gelse gelse; “Nasılsın?” dese… Hele bir nasılsın dese.
19 Şubat 2007
PAPATYA
3
SEN TÜKENMEZ UMUTSUN
Sen sevdalı bulutsun
Yağmur olup elime düşen
Sen tükenmez umutsun
Deva gibi yüreğime işleyen
Sen gökyüzündeki maviliksin
Baharda, yazda gözlerime gülümseyen
Sen apaydınlık ışıksın
Güneşimle birlikte gelen
Sen balkonumdaki güzel kız
Şimdi Alp dağlarını değil, beni düşünen
Sen ömrümün ilkbaharısın
Kaderime giren
Sen biricik sevdiğimsin
Şiirimdeki güç, damarımdaki kan
Sen asla vazgeçemeyeceğimsin
İnan!
21 Şubat 2007
Oyhan Hasan BILDIRKİ




